Özet
Kubernetes, ekipleri modern platform pratiğine yaklaştırır: GitOps, otomatik iyileşme, yatay ölçekleme, servis keşfi ve standart deploy süreci. Ancak bu gücün karşılığı operasyon karmaşıklığıdır.
Docker Compose, küçük ekipler için hâlâ çok verimli bir araçtır. Özellikle tek host üzerinde çalışan 2-5 servisli uygulamalarda, Kubernetes’e göre çok daha hızlı değer üretir.
Sanal makineler “eski” değildir. Bazı uygulamalar container’a taşınmadan, iyi yönetilen VM üzerinde daha az riskle çalışır. Özellikle lisanslı yazılımlar, özel kernel modülleri veya tekil stateful servislerde VM hâlâ gerçekçi bir seçenektir.
Kademeli geçiş modeli
Mono’nun önerisi genelde üç aşamalıdır:
- Uygulamayı container uyumlu hale getir.
- Docker Compose ile paketleme ve bağımlılık izolasyonunu oturt.
- Trafik, deploy sıklığı ve HA ihtiyacı arttığında Kubernetes’e taşı.
Bu model, ekibi bir anda Kubernetes karmaşıklığına sokmadan platform olgunluğu kazandırır.
Hangi sinyaller Kubernetes’i haklı çıkarır?
- 3’ten fazla bağımsız servis.
- Haftada birden sık deploy.
- Sıfır kesinti hedefi.
- Birden fazla ortam: dev, staging, prod.
- HPA, queue-based autoscaling veya canary ihtiyacı.
- Ortak ingress, secret, observability ve policy katmanı.
Bu sinyaller yoksa, Kubernetes çoğu zaman erken optimizasyon olur.