Özet
PostgreSQL son yıllarda kurumsal açık kaynak veritabanı standardı haline geldi. Karmaşık sorgular, JSONB, PostGIS, logical replication ve güçlü extension ekosistemi sayesinde hem klasik transactional iş yüklerinde hem modern platformlarda güvenilir bir temel sunuyor.
MySQL ve MariaDB, web uygulamalarında yaygınlık avantajına sahip. Basit okuma-yazma iş yüklerinde hızlı ve tanıdık bir seçenek. Ancak yüksek tutarlılık, karmaşık sorgu ve veri modelleme tarafında PostgreSQL çoğu kurum için daha uzun ömürlü bir tercih.
Oracle hâlâ büyük kurumlarda kritik sistemlerin omurgasında. Teknik olarak güçlü, ancak lisans modeli ve vendor bağımlılığı stratejik karar gerektirir.
Göç kararı
Oracle’dan PostgreSQL’e geçiş her zaman “lift-and-shift” değildir. Stored procedure, scheduler, partitioning ve uygulama SQL’i tek tek değerlendirilmelidir. Genelde iyi planlanmış göçlerde 6-12 ay arası süre gerçekçidir.
MySQL’den PostgreSQL’e geçiş daha kolay görünse de davranış farkları önemlidir: collation, transaction isolation, GROUP BY semantiği ve tarih tipleri test edilmelidir.
Operasyon disiplini
Hangi veritabanını seçerseniz seçin; backup, restore tatbikatı, kapasite planı ve sorgu gözlemlenebilirliği olmadan “kurumsal” hale gelmez.
Mono’nun PostgreSQL referans mimarisi genelde Patroni, pgBackRest, PgBouncer, Grafana/PMM ve aylık restore tatbikatı üzerine kurulur.